<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hadisor.com :: Sağlık Portalı</title>
	<atom:link href="http://www.hadisor.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hadisor.com</link>
	<description>Güncel Sağlık Portalınız</description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 May 2012 11:31:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Depresyon Belirtileri</title>
		<link>http://www.hadisor.com/genel-saglik/depresyon-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.hadisor.com/genel-saglik/depresyon-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 11:31:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hadisor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[depresyondayım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hadisor.com/?p=1176</guid>
		<description><![CDATA[Depresyon Nedir? Depresyon; duygusal, zihinsel, davranışsal ve bedensel bazı belirtilerle kendini gösteren; kişide kalıtımsal, çevresel ya da hormonal bozukluklar sonrasında gelişen çökkünlük halidir. Depresyon Belirtileri çeşitli olmakla birlikte başlıca belirtiler: Neşesiz ve bitkin bir ruh hali, karamsarlık ve ümitsizlik, cinsel istekte azalma, hiçbir şeyden hoşlanmamak, istek ve ilgilerde azalma olarak sayılabilir. Depresyonda olan kişide çökkün ruh halinin yanında hayattan ve önceden keyif alarak yaptığı şeylerden zevk almada belirgin bir azalma durumu söz konusudur. Kişi kendini<a href="http://www.hadisor.com/genel-saglik/depresyon-belirtileri.html">&#160;&#160;[ Devamı ... ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Depresyon Nedir?</strong> Depresyon; duygusal, zihinsel, davranışsal ve bedensel bazı belirtilerle kendini gösteren; kişide kalıtımsal, çevresel ya da hormonal bozukluklar sonrasında gelişen çökkünlük halidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Depresyon Belirtileri</strong> çeşitli olmakla birlikte başlıca belirtiler: Neşesiz ve bitkin bir ruh hali, karamsarlık ve ümitsizlik, cinsel istekte azalma, hiçbir şeyden hoşlanmamak, istek ve ilgilerde azalma olarak sayılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Depresyonda olan kişide çökkün ruh halinin yanında hayattan ve önceden keyif alarak yaptığı şeylerden zevk almada belirgin bir azalma durumu söz konusudur. Kişi kendini mutsuz hisseder, karamsar ve ümitsizdir. Her şeyi olumsuz olarak değerlendirme eğilimindedir. Bu karamsar düşünceler, istem dışıdır. Bakışları donuklaşmış ve bakışlar ve duruş yere doğrudur. Hareketler ve konuşmalar yavaşlamış olabilir. Ayrıca depresyonda olan kişi daha kısık sesle konuşmaya başlamıştır. Basit konularda dahi kararsızlık yaşayabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yalnız gün içerisindeki olağan duygu değişimlerini depresyon olarak değerlendirmek de yanlış olur. Depresyon denilebilmesi için, belirtilerin en az 2-3 haftadır devam ediyor olması gerekir. Bazı durumlarda kişi baş, boyun, eklem ağrıları, nefes darlığı, çarpıntı gibi durumlardan şikâyetçi olabilir. Bu şikâyetlerin görünürde bir nedeni olmamakla birlikte depresyonun dolaylı etkileri olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hadisor.com/genel-saglik/depresyon-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Sağlıklı ve Dengeli Beslenme</title>
		<link>http://www.hadisor.com/cocuk-sagligi/cocuklarda-saglikli-ve-dengeli-beslenme.html</link>
		<comments>http://www.hadisor.com/cocuk-sagligi/cocuklarda-saglikli-ve-dengeli-beslenme.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 11:17:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hadisor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoçuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[0-6 Aylık Bebeğin Beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[6-9 Aylık Bebeğin Beslenmesi:]]></category>
		<category><![CDATA[9-12 Aylık Bebeğin Beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı ve beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hadisor.com/?p=1172</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda Beslenme  Anne babalar, genellikle çocuklarının iştahlı ve kilolu olmasını çocuklarının sağlıklı oldukları şeklinde yorumlarlar. Çocuklar için az ve yetersiz beslenme sağlık sorunları oluşturduğu gibi fazla ve dengesiz beslenmek de sağlıksızdır. Özellikle çocuklar gelişim çağında oldukları için beslenmelerine önem gösterilmeli; düzenli, yeterli ve dengeli beslendiklerinden emin olunmalıdır. Yetersiz beslenen çocuklarda zihinsel ve bedensel gelişim bozuklukları ve çeşitli sağlık sorunları meydana gelmektedir. Aşırı ve dengesiz beslenen kilolu çocuklarda ise ileride şişmanlık ve şeker hastalığı gibi sorunların<a href="http://www.hadisor.com/cocuk-sagligi/cocuklarda-saglikli-ve-dengeli-beslenme.html">&#160;&#160;[ Devamı ... ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda Beslenme</p>
<p style="text-align: justify;"> Anne babalar, genellikle çocuklarının iştahlı ve kilolu olmasını çocuklarının sağlıklı oldukları şeklinde yorumlarlar. Çocuklar için az ve yetersiz beslenme sağlık sorunları oluşturduğu gibi fazla ve dengesiz beslenmek de sağlıksızdır. Özellikle çocuklar gelişim çağında oldukları için beslenmelerine önem gösterilmeli; düzenli, yeterli ve dengeli beslendiklerinden emin olunmalıdır. Yetersiz beslenen çocuklarda zihinsel ve bedensel gelişim bozuklukları ve çeşitli sağlık sorunları meydana gelmektedir. Aşırı ve dengesiz beslenen kilolu çocuklarda ise ileride şişmanlık ve şeker hastalığı gibi sorunların görülme sıklığı daha fazladır. Çocuğun kilolu, normal ya da zayıf olduğunu söyleyebilmek için çocuğun yaşı ve boyu önemlidir. Ayrıca, her bebek kendine özgü bir gelişim grafiği izler. Bu nedenle, bebekleri kıyaslamak hatalı olacaktır. Bebeğin ve çocuğun gelişiminin sağlıklı olup olmadığını en iyi doktorunuz söyleyecek ve sizi yönlendirecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>0-6 Aylık Bebeğin Beslenmesi:</strong> Doğumdan itibaren 6 aylık oluncaya kadar bebeğe sadece anne sütü verilmelidir. Anne sütü bebeğin bedensel ve zihinsel gelişimi için yeterli ve benzersiz olmasının yanında, bağışıklık sistemini de güçlendirdiği için bebeklerin hastalıklara yakalanma riskini azaltmaktadır. Bebeğin gelişimi ve kilo alımı normalse anne sütü yeterli geliyor demektir.</p>
<p><strong>6-9 Aylık Bebeğin Beslenmesi:</strong> 6. aydan itibaren anne sütü yeterli gelmeyecektir. Bu nedenle, anne sütü ana besin olmakla birlikte anne sütünü destekleyici olarak ek besinlere başlanmalıdır. Ek besinler önce az miktarda verilmeli, daha sonra öğünler halinde bebeğe yedirilmelidir. Tatlı, şekerli besinler, tuz ve süt çocuğa verilmemelidir. Sebze ve meyve püreleri, taze sıkılmış meyve suyu, günlük mayalanmış yoğurt, yumurta sarısı, muhallebi, tuzsuz peynir, ekmek gibi ek besinler bu aylarda bebeklere yedirilebilir. Bebeğin yetişkinlikteki damak zevkini oluşturan bu ek besinlerin oluşturacağı unutulmamalı ve abur cubur, çikolata gibi yiyeceklere alıştırılmamalıdır.</p>
<p><strong>9-12 Aylık Bebeğin Beslenmesi:</strong> Bu dönemde ek besinler artık asıl besin özelliği kazanmaya başlar ve bebekler büyüklerin yediği hemen hemen her şeyi az tuzlu ve az baharatlı olmak şartıyla püre halinde yiyebilir. Bebekler bu dönemde et yemeye başlayabilir. Hatta her gün en az bir öğünde etli ya da kıymalı bir yemek olması tavsiye edilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1-5 Yaşındaki Çocuğun Beslenmesi:</strong> Bu dönemde anne sütü zamanla kesilir. En ideali 2 yaşına kadar emzirmektir. Çocuğun dengeli ve yeterli beslenmesine özen göstermeye devam edilmelidir. Dengeli beslenme için çocuğun yeterince vitamin, mineral, karbonhidrat, protein ve su aldığından emin olunmalıdır. Yetişkinlerde olduğu gibi, çocuklarda dengeli beslenme Sebze ve meyveler, süt ve süt ürünleri, baklagiller, et ve yumurta ile unlu ve nişastalı besinlerin yeterince ve dengeli olarak tüketilmesi ile sağlanır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hadisor.com/cocuk-sagligi/cocuklarda-saglikli-ve-dengeli-beslenme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akapuntur Tedavisi</title>
		<link>http://www.hadisor.com/saglik-haberleri/akapuntur-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.hadisor.com/saglik-haberleri/akapuntur-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 11:05:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hadisor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[akapuntur]]></category>
		<category><![CDATA[akapuntur ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[akapuntur tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hadisor.com/?p=1169</guid>
		<description><![CDATA[Akupunktur Tedavisi, aromaterapi, ayurveda, şifalı bitkilerle tedavi, masaj, meditasyon, müzik, karaciğer temizleme tedavisi gibi beslenme tedavileri, reiki, geleneksel Çin tıbbı gibi seçenekler, bilimsel tedavilere alternatif olarak sunulan tamamlayıcı tedaviler arasında yer alıyor. Çin&#8217;de iğne ve ısı anlamına gelen &#8220;Chen-chin&#8221; ile adlandırılan bu tedavi yöntemi, Batı&#8217;da akus (iğne) ve punctura (batırmak) sözcükleri birleştirilerek, &#8220;akupunktur&#8221; olarak adlandırılmıştır. Akupunktur, vücutta bulunan özel noktalara iğne ve benzeri uyaranlarla yapılan ve her hasta için mutlaka o hastaya özel bir program<a href="http://www.hadisor.com/saglik-haberleri/akapuntur-tedavisi.html">&#160;&#160;[ Devamı ... ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akupunktur Tedavisi</strong>, aromaterapi, ayurveda, şifalı bitkilerle tedavi, masaj, meditasyon, müzik, karaciğer temizleme tedavisi gibi beslenme tedavileri, reiki, geleneksel Çin tıbbı gibi seçenekler, bilimsel tedavilere alternatif olarak sunulan tamamlayıcı tedaviler arasında yer alıyor.</p>
<p>Çin&#8217;de iğne ve ısı anlamına gelen &#8220;Chen-chin&#8221; ile adlandırılan bu tedavi yöntemi, Batı&#8217;da akus (iğne) ve punctura (batırmak) sözcükleri birleştirilerek, &#8220;<strong>akupunktur</strong>&#8221; olarak adlandırılmıştır. Akupunktur, vücutta bulunan özel noktalara iğne ve benzeri uyaranlarla yapılan ve her hasta için mutlaka o hastaya özel bir program gerektiren, tamamlayıcı bir tedavidir. Ortalama olarak 15 seans gerekmektedir.</p>
<p>70 &#8216;li yıllarda yaygınlaşan akupunktur, Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği 80&#8242; den fazla hastalığın yanısıra sigara,alkol bağımlılığı gibi zararlı alışkanlıkların tedavisinde de başarıyla uygulanmaktadır. Örneğin Amerika&#8217;da yapılan bir araştırma da hamile kadınlarda görülen depresyonun akupunktur sayesinde engellendiğini ortaya koymuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hadisor.com/saglik-haberleri/akapuntur-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çilek ve çileğin faydaları</title>
		<link>http://www.hadisor.com/bitkisel-tedaviler/cilek-ve-cilegin-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.hadisor.com/bitkisel-tedaviler/cilek-ve-cilegin-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 10:46:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hadisor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkisel Tedaviler]]></category>
		<category><![CDATA[çileğin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[çilek]]></category>
		<category><![CDATA[çilek nelere iyi gelir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hadisor.com/?p=1166</guid>
		<description><![CDATA[ÇİLEK: Pembe renkli ve kokulu bir bitki olan çilek oldukça yararlı ve besleyici bir meyvedir. Çilekte bol miktarda demir ve fosfor bulunmaktadır. Ayrıca C, B ve K vitamini açısından da zengindir. Çileğin Faydaları: Çilek vücuda kuvvet verir. Kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını önler. Aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini güçlendirir. Kansere karşı kuruyucudur. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına çok faydalıdır. Bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür ve vücuttaki zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Kanı<a href="http://www.hadisor.com/bitkisel-tedaviler/cilek-ve-cilegin-faydalari.html">&#160;&#160;[ Devamı ... ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>ÇİLEK:</strong> Pembe renkli ve kokulu bir bitki olan çilek oldukça yararlı ve besleyici bir meyvedir. Çilekte bol miktarda demir ve fosfor bulunmaktadır. Ayrıca C, B ve K vitamini açısından da zengindir.</p>
<p><strong>Çileğin Faydaları:</strong> Çilek vücuda kuvvet verir. Kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını önler. Aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini güçlendirir. Kansere karşı kuruyucudur. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına çok faydalıdır. Bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür ve vücuttaki zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır. Kanı temizler. Diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir. Sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır. Ateşi düşürür. Romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. Cildi nemlendirir, tazelik ve güzellik verir.</p>
<p><strong>Çilek Nasıl Kullanılır?</strong> Çileğin yaprakları, iyi kurutulmak şartıyla, çay yapımında kullanılabilir. Çilek aç karına yenirse daha iyi sindirileceği için daha yararlı olur. Çilek ezilerek püre haline getirildikten sonra süt ile karıştırılıp cildi temizlemek ve canlandırmak için kullanılabilir. Çilek komposto ve reçel yapılarak da tüketilebilir. Çilek yiyenlerde bazen kurdeşen görülebilir fakat kalıcı değildir ve kısa sürede geçer.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hadisor.com/bitkisel-tedaviler/cilek-ve-cilegin-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panik Atakları neden olur?</title>
		<link>http://www.hadisor.com/genel-saglik/panik-ataklari-neden-olur.html</link>
		<comments>http://www.hadisor.com/genel-saglik/panik-ataklari-neden-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 10:40:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hadisor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[panik atak]]></category>
		<category><![CDATA[panik atak nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[panik atak tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hadisor.com/?p=1163</guid>
		<description><![CDATA[Panik Atak” nedir? Bazı bedensel duyumların, ani gelişen bir felaketin habercisi olarak yorumlanması sonucu ortaya çıkan, yoğun kaygı halidir. Atak esnasında kişi; basit bir kalp çarpıntısını, kalp krizi geçirdiği şeklinde yorumlayıp öleceği korkusuna kapılabilir; ya da kolundaki bir uyuşma hissini, beyninin kanayacağı ve felç geçireceği şeklinde algılayabilir. Ataklarda; “kendimi kontrol edemeyeceğim, bayılacağım, boğulacağım, aklımı kaybedeceğim, çıldıracağım, öleceğim” gibi düşüncelere eşlik eden beklenmedik ani endişe halleri sıktır. Belirtileri nelerdir? Atak sırasındaki endişeli duruma, bir takım bedensel<a href="http://www.hadisor.com/genel-saglik/panik-ataklari-neden-olur.html">&#160;&#160;[ Devamı ... ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Panik Atak” nedir?</strong><br />
Bazı bedensel duyumların, ani gelişen bir felaketin habercisi olarak yorumlanması sonucu ortaya çıkan, yoğun kaygı halidir. Atak esnasında kişi; basit bir kalp çarpıntısını, kalp krizi geçirdiği şeklinde yorumlayıp öleceği korkusuna kapılabilir; ya da kolundaki bir uyuşma hissini, beyninin kanayacağı ve felç geçireceği şeklinde algılayabilir. Ataklarda; “kendimi kontrol edemeyeceğim, bayılacağım, boğulacağım, aklımı kaybedeceğim, çıldıracağım, öleceğim” gibi düşüncelere eşlik eden beklenmedik ani endişe halleri sıktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Belirtileri nelerdir?</strong><br />
Atak sırasındaki endişeli duruma, bir takım bedensel belirtiler de eşlik eder. Bunun sebebi, stres hormonlarının devreye girmesidir. Çarpıntı, terleme, nefes almakta güçlük, baş dönmesi, bayılacak gibi olma, bulantı, karın ağrısı, göğüs ağrısı, sıcak basması, üşüme, ürperme, titreme, uyuşma, karıncalanma gibi belirtiler ortaya çıkar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Panik Bozukluğu” neye denir?</strong><br />
Kişi; panik atağının tekrar edeceğinden endişelenmeye başlar, buna “beklenti kaygısı” denir. Bu kaygıyla kişi, panik atağının oluşabileceği yerlerden ve durumlardan kaçınmaya başlar, güvence arayışına girer, bu da psikolojide “kaçınma davranışı” olarak adlandırılır. Alışveriş merkezinde kalabalığa girerse bayılacağından korkan kişi, alışveriş merkezlerine gitmemeye başlar, arabaya bindiğinde fenalaşacağını düşünürse araçlara binmez, evde yalnız kalırsa başına bir şey geleceğinden ve yardım alamayacağından kaygılanan kişi evde yalnız kalamaz hale gelir, yanında mutlaka birinin kalmasını ister. Kaçındıkça, kaygıları kişiyi kovalar. Günlük hayatının birçok cephesinde kısıtlanmalar başlar, giderek kişinin yaşam kalitesi düşer. Böylece “Panik Bozukluğu” denilen kısır döngü oluşur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Panik Atakları neden olur?</strong><br />
Korku ve endişe aslında olağan insani duygulardır. Sağlıklı her insanda; gerçek tehlikelerden korunmak için biyolojik bir alarm sistemi vardır. Gerçek bir tehlike yokken, alarm sisteminin çalışmasına panik atağı denir. Ortalıkta duman yokken, yangın alarmının çalması gibi. Peki neden yanlış alarmı Aslında, esas olarak, iç içe geçmiş üç neden vardır. Bunları: “Biyolojik, Psikolojik ve Sosyal nedenler” olarak özetleyebiliriz. Kişinin içinde yaşadığı sosyal çevre, çocukluk dönemi yaşantıları, geçmiş kayıplar, travmalar, çatışmalar, aşırı stres yüklenme, kişinin psikolojik ve biyolojik yapısı belirleyici faktörlerdir. Çoğu insan, panik bozukluğunu “tıbbi” bir durum sanır, ama değildir. Beynin biyolojisi, vücudun kimyası bozulmuştur fakat bozukluğun özü psikolojiktir. Biyo-Psiko-Sosyal bir tetiklenme sonrasında; tehlike algısı ve tedbir arayışları başlar, ataklar içinden çıkılmaz hale gelir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hadisor.com/genel-saglik/panik-ataklari-neden-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lenfoma sebebi bilinmeyen ateşiniz mi var?</title>
		<link>http://www.hadisor.com/genel-saglik/lenfoma-sebebi-bilinmeyen-atesiniz-mi-var.html</link>
		<comments>http://www.hadisor.com/genel-saglik/lenfoma-sebebi-bilinmeyen-atesiniz-mi-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 10:19:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hadisor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma kimlerde görülür]]></category>
		<category><![CDATA[lenfoma tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hadisor.com/?p=1160</guid>
		<description><![CDATA[LENFOMANIN BELİRTİLERİ NELERDİR? 1- Ağrısız bezeler: En sık görülen belirti olan ağrısız bezeler, lenf bezlerinde oluşan, ağrı vermeyen, genellikle çapı 1 cm’den fazla olan düğüm şeklinde şişliklerdir. Fark edilme ihtimali en yüksek olan bezeler, boyunda, koltuk altında veya kasık bölgesinde çıkar. Bu şişlikler ağrıya veya başka belirtilere yol açmaz, ancak sıklıkla boyutları giderek artar. Lenf düğümlerinin şişmesinin çok sık görülen bir durum olduğu unutulmamalıdır. Lenf düğümlerinde şişme olan kişilerin çok büyük bir kısmında lenfoma dışında<a href="http://www.hadisor.com/genel-saglik/lenfoma-sebebi-bilinmeyen-atesiniz-mi-var.html">&#160;&#160;[ Devamı ... ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">LENFOMANIN BELİRTİLERİ NELERDİR?</span></strong><span style="font-family: Verdana;"><br />
<strong>1- Ağrısız bezeler: </strong><br />
En sık görülen belirti olan ağrısız bezeler, lenf bezlerinde oluşan, ağrı vermeyen, genellikle çapı 1 cm’den fazla olan düğüm şeklinde şişliklerdir. Fark edilme ihtimali en yüksek olan bezeler, boyunda, koltuk altında veya kasık bölgesinde çıkar. Bu şişlikler ağrıya veya başka belirtilere yol açmaz, ancak sıklıkla boyutları giderek artar. Lenf düğümlerinin şişmesinin çok sık görülen bir durum olduğu unutulmamalıdır. Lenf düğümlerinde şişme olan kişilerin çok büyük bir kısmında lenfoma dışında tanılar söz konusudur. Lenf düğümlerinde şişliğin en yaygın sebebi enfeksiyondur. Şişen lenf düğümleri genellikle enfeksiyon iyileştikten sonra küçülür.</p>
<p><strong>2- Sebebi bilinmeyen ateş: </strong><br />
Ortada hiçbir sebep yokken vücut sıcaklığının 38ºC’nin üzerinde olması.</p>
<p><strong>3- Gece terlemesi: </strong><br />
Gece yatarken giyilen giysilerin ve çarşafların ıslanmasına neden olacak kadar şiddetli gece terlemesi.</p>
<p><strong>4- Kilo kaybı:</strong><br />
6 ay içerisinde vücut ağırlığının %10’undan fazlasının kaybolması.</p>
<p><strong>5- Sürekli yorgunluk: </strong><br />
Şiddetli ve devamlı halsizlik veya yorgunluk.</p>
<p></span><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">BU BELİRTİLER ORTAYA ÇIKTIĞINDA NE YAPILMALI?</span></strong><span style="font-family: Verdana;"><br />
Kendinizde bu belirtileri görürseniz, doktorunuza danışın. Ancak unutmayın, bu işaretlerin hiçbiri lenfomaya özgü değildir; pek çok başka hastalıkta da benzer belirtiler görülebilmektedir. Tanıyı sadece hekim kesinleştirebilir.</p>
<p></span><strong><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">LENF SİSTEMİ NEDİR?</span></strong><span style="font-family: Verdana;"><br />
Lenf sistemi bedenimizin bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Lenf sistemi mikroplarla ve diğer pek çok hastalıkla mücadele eden akyuvarları (lökositler, kanın beyaz hücreleri) depolar ve bedenimizin her köşesine taşır.</p>
<p>Lenf sistemini tüm bedenimizde dağılmış olan bir ağa benzetebiliriz. Bu ağda lenf damarları, lenf bezleri ile diğer lenf organ ve dokuları bulunmaktadır.</p>
<p>Lenf damarları, kan damarları gibi ama onlardan ayrı bir sistem içinde, bedenimizin tüm bölgelerine dağılır.</p>
<p>Lenf damarlarında renksiz, suya benzeyen bir sıvı taşınmaktadır.</p>
<p>Bu sıvıya lenf sıvısı denir. Lenf sıvısında yer alan akyuvarların bir grubu, hastalıklarla mücadele etmek üzere bedenin her noktasına ulaştırılmaktadır. Lenf sisteminde görev yapan akyuvarlara lenfosit de denir.</p>
<p><strong>Lenfositlerin iki görevi çok önemlidir:</strong><br />
1- Yabancı mikroorganizmalarla savaşmak.<br />
2- Bedenimizde olası bir tümörün büyümesine engel olmak.</p>
<p>Bu ağın üzerinde bulunan önemli bir yapı da lenf bezleridir. Lenf bezleri, fasulye veya bezelye benzeri bir yapıya sahip olan küçük organlardır. Bunlar bağışıklık sistemimiz için önemli hücrelerin eğitimlerinden ve depolanmasından sorumludur. Lenf bezleri boyun, koltuk altları, kasıklar, göğüs kafesinin içi ve karın gibi bedenin belli bölgelerinde gruplar halinde bulunur. Lenf sisteminin diğer organları arasında bademcikler, dalak, kemik iliği de bulunmaktadır. Ayrıca mide, bağırsak ve cilt gibi bazı organlarımızda da lenf sistemi içinde yer alan doku bölümleri vardır.</p>
<p>Lenf damarları, lenf bezleri, diğer lenf organ ve dokularıyla birlikte tüm bu yapıya lenf sistemi denir. Bu yapı içinde ortaya çıkan kanserlerin genel adı da lenfomadır.</p>
<p>Lenfomadan korkmayın, eğer belirti varsa doktorunuza danışın!</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hadisor.com/genel-saglik/lenfoma-sebebi-bilinmeyen-atesiniz-mi-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabızlık nedir tedavisi mümkün müdür?</title>
		<link>http://www.hadisor.com/genel-saglik/kabizlik-nedir-tedavisi-mumkun-mudur.html</link>
		<comments>http://www.hadisor.com/genel-saglik/kabizlik-nedir-tedavisi-mumkun-mudur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 10:10:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hadisor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık önlemi]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hadisor.com/?p=1156</guid>
		<description><![CDATA[KABIZLIK NEDİR? Konstipasyon, bağırsak hareketlerinin normale göre azalması anlamına gelir. Bağırsak fonksiyonu, normal olarak bireyden bireye farklılık gösterir. Bir kişi için günde 3 defa dışkılama normal iken başka birisi için haftada 3 defa dışkılama normal sayılabilir. Tanım olarak kabızlık dışkılama işleminin haftada 2 yada daha az olmasına denir. Bazı insanlar kabızlığın anlamını dışkılama güçlüğü veya sert dışkı diye kabul ederler. Bu yanlış bir inanıştır. Uluslar arası bir toplantıda (Roma kriterleri) aşağıda yazılı kriterlerden en az<a href="http://www.hadisor.com/genel-saglik/kabizlik-nedir-tedavisi-mumkun-mudur.html">&#160;&#160;[ Devamı ... ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">KABIZLIK NEDİR?</p>
<p style="text-align: justify;">Konstipasyon, bağırsak hareketlerinin normale göre azalması anlamına gelir. Bağırsak fonksiyonu, normal olarak bireyden bireye farklılık gösterir. Bir kişi için günde 3 defa dışkılama normal iken başka birisi için haftada 3 defa dışkılama normal sayılabilir. Tanım olarak kabızlık dışkılama işleminin haftada 2 yada daha az olmasına denir. Bazı insanlar kabızlığın anlamını dışkılama güçlüğü veya sert dışkı diye kabul ederler. Bu yanlış bir inanıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Uluslar arası bir toplantıda (Roma kriterleri) aşağıda yazılı kriterlerden en az iki tanesinin veya daha fazlasının, bir yıl içinde en az 12 hafta devam etmesi (ardışık olması gerekmez) halinde durumun, kabızlık rahatsızlığı olarak kabul edilmesi kararlaştırılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">- Dışkılama sırasında ıkınma (tüm dışkılamaların %25 den fazlasında ıkınma ihtiyacı duyulması)</p>
<p style="text-align: justify;">- Parça parça veya sert dışkı yapma (tüm dışkılamaların %25 den fazlasında parça parça veya sert dışkı yapma)</p>
<p style="text-align: justify;">- Tam boşalamama hissi (tüm dışkılamaların %25 den fazlasında parça tam boşalamama hissi olması)</p>
<p style="text-align: justify;">- Dışkılama sırasında tıkanma (engellenme) hissi (tüm dışkılamaların %25 den fazlasında dışkılama sırasında tıkanma (engellenme) hissi)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hadisor.com/genel-saglik/kabizlik-nedir-tedavisi-mumkun-mudur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Romatizma ve çeşitleri</title>
		<link>http://www.hadisor.com/genel-saglik/romatizma-ve-cesitleri.html</link>
		<comments>http://www.hadisor.com/genel-saglik/romatizma-ve-cesitleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 13:26:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hadisor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[romatizma nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hadisor.com/?p=1152</guid>
		<description><![CDATA[ROMATİZMA adale romatizması Çoğunlukla, şiddetli soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket etmenin zorlaşmasına neden olan bir çeşit romatizmadır. Tıp dilinde Myalgia, Fibrozit denir. Korunmak için terli çamaşırları, en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek gerekir. kalp romatizması romatizma, iyi tedavi edilmeyecek olursa; kalbin içindeki kapakçıklara yerleşir. Bu kapakçıklardan; en fazla mitral kapakçık etkilenir ve daralıp, sertleşir, büzülür. Daha çok kadınlarda görülen kalp romatizması sonucu ortaya çıkan hastalığa mitral darlığı veya mitral stenoz denir. Hastada nefes darlığı,<a href="http://www.hadisor.com/genel-saglik/romatizma-ve-cesitleri.html">&#160;&#160;[ Devamı ... ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;" align="center"><strong><em>ROMATİZMA</em></strong></p>
<table width="625" border="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="619">
<div align="center">
<p align="left"><strong><span style="text-decoration: underline;">adale romatizması </span></strong></p>
<p align="left">Çoğunlukla, şiddetli soğuk algınlıklarından sonra görülen ve hareket etmenin zorlaşmasına neden olan bir çeşit romatizmadır. Tıp dilinde Myalgia, Fibrozit denir. Korunmak için terli çamaşırları, en kısa zamanda değiştirmek ve üşütmemek gerekir.</p>
<p align="left"><strong><span style="text-decoration: underline;">kalp romatizması </span></strong></p>
<p align="left">romatizma, iyi tedavi edilmeyecek olursa; kalbin içindeki kapakçıklara yerleşir. Bu kapakçıklardan; en fazla mitral kapakçık etkilenir ve daralıp, sertleşir, büzülür. Daha çok kadınlarda görülen kalp romatizması sonucu ortaya çıkan hastalığa mitral darlığı veya mitral stenoz denir. Hastada nefes darlığı, kuru öksürük, sık sık soğuk alma, morarma, el ve ayaklarda üşüme ve yorgunluk görülür. Tedavinin ilk şartı üzülmemek, her gün bir öncekki günden daha iyi olduğuna inanmak ve doktorun tavsiyelerine uymaktır.</p>
<p align="left"><strong><span style="text-decoration: underline;">romatizma</span></strong></p>
<p align="left">Umumiyetle eklem, kas ve sinir sistemini etkileyen hastalıklara romatizma denir. romatizma ağrıları, vücudun her tarafında görülebilir. Halk arasında, romatizma ağrılarına yel denir. Şişmanlık, hormon dengesizliği, karaciğer yetersizliği, beslenme dengesizliği, mide ve bağırsak bozuklukları, çürük dişler, sinüzit, bademcik iltihapları ve yaşlılık romatizmayı hazırlayan nedenlerin başında gelir. Ayrıca, soğuk ve rutubet de çok önemli rol oynar. romatizmalı yerlerde ağrı, yanma veya üşütme ve şişlikler görülür. Ağrı bazen dayanılmaz dereceye varır. Hareket etmekte de güçlük çekilir. Tedavi edilmezse, kalp kapağı hastalığı veya bir başka hastalığa neden olur.3 çeşit romatizma vardır: &#8211; Akut eklem romatizması &#8211; Romatoid artrit &#8211; Dejeneratif romatizma</p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hadisor.com/genel-saglik/romatizma-ve-cesitleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rahimde kist miyom iltihab</title>
		<link>http://www.hadisor.com/kadin-sagligi/rahimde-kist-miyom-iltihab.html</link>
		<comments>http://www.hadisor.com/kadin-sagligi/rahimde-kist-miyom-iltihab.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Apr 2012 13:18:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hadisor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kist]]></category>
		<category><![CDATA[miyom]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[rahim sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[rahimde iltihab]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hadisor.com/?p=1147</guid>
		<description><![CDATA[RAHİMDE KİST MİYOM İLTİHAB Rahim (uterus) içerisinde yer alan; her ay gebeliğe ev sahipliği yapacak şekilde hazırlanan ve gebelik olmadığı zaman yeterli hormon desteğinden yoksun kalması nedeniyle adet (menstruasyon) kanaması halinde dökülen özel hücre tabakası “endometrium” olarak adlandırılmaktadır. Bu hücre tabakası vücutta sadece rahim içerisinde yer almaktadır. Bu hücrelerin vücutta rahim dışında başka bir alanda yer alması “endometriozis” hastalığı olarak adlandırılır. Bu durum en sık olarak yumurtalıklarda, rahim arkası boşlukta vajen ile barsağın son bölümü<a href="http://www.hadisor.com/kadin-sagligi/rahimde-kist-miyom-iltihab.html">&#160;&#160;[ Devamı ... ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><span style="font-size: large;"><span style="text-decoration: underline;">RAHİMDE KİST MİYOM İLTİHAB</span></span></strong></p>
<table width="625" border="0" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="619">
<div align="center">
<p style="text-align: justify;" align="left">Rahim (uterus) içerisinde yer alan; her ay gebeliğe ev sahipliği yapacak şekilde hazırlanan ve gebelik olmadığı zaman yeterli hormon desteğinden yoksun kalması nedeniyle adet (menstruasyon) kanaması halinde dökülen özel hücre tabakası “endometrium” olarak adlandırılmaktadır. Bu hücre tabakası vücutta sadece rahim içerisinde yer almaktadır. Bu hücrelerin vücutta rahim dışında başka bir alanda yer alması “endometriozis” hastalığı olarak adlandırılır. Bu durum en sık olarak yumurtalıklarda, rahim arkası boşlukta vajen ile barsağın son bölümü arasında, barsakların yüzeyinde, tüplerin üzerinde veya çevresinde, rahmi tutan bağların ve mesanenin üzerinde veya karın zarı yüzeylerinde, cerrahi yaralarda, dikişli doğum esnasında açılan kesilerde, çok nadir olarak da göbek deliği ,burun zarı gibi uzak organlarda görülür. En sık görüldüğü yer %75 oranıyla yumurtalıklardır.</p>
<p style="text-align: justify;" align="left">Rahim iç tabakası adet döngüsünün seyrinde her ay kalınlaşan ve belli bir süre sonucunda kanamasıyla vücut dışına atılan bir dokudur. Rahim iç tabakası rahim yüzeyi dışında bir yere yerleştiğinde yine adet döngüsüyle birlikte kalınlaşma gerçekleşir ve yine kanamayla bu doku uzaklaştırılmaya çalışılır. Endometriozis hastalığının yerleştiği dokular vajinayla dış ortama açılan rahimin aksine kapalı sistemlerdir ve kanama bu kapalı sitemin içine (genellikle karın boşluğuna olur veya yumurtalık dokusu içine olur ki bu ilerleyen süre içinde burada endometrioma diğer adıyla çikolata kisti adı verilen yumurtalık kistlerine neden olur.) olur. Bu oluşan iç kanamalar iç bölgelerde yapışıklıklara neden olur ve buna bağlı belirtiler meydana gelir. Bu iç kanama miktarı çok az miktarda oluştuğundan hayati tehlike taşımaz.</p>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hadisor.com/kadin-sagligi/rahimde-kist-miyom-iltihab.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pirincin insan vücuduna etkileri</title>
		<link>http://www.hadisor.com/bitkisel-tedaviler/pirincin-insan-vucuduna-etkileri.html</link>
		<comments>http://www.hadisor.com/bitkisel-tedaviler/pirincin-insan-vucuduna-etkileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Mar 2012 15:08:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hadisor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bitkisel Tedaviler]]></category>
		<category><![CDATA[pirinc yaraaları]]></category>
		<category><![CDATA[pirincin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[prinç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hadisor.com/?p=1141</guid>
		<description><![CDATA[Pirinç ve Pirincin Faydaları Pirinç: Nişasta açısından zengin bir besin olan pirinç, içerdiği kalori ile miktarı ile çok iyi bir enerji kaynağıdır. 100 gr. kuru pirinç yaklaşık 360 kalori içerir. Ayrıca, B1, B2, C ve E vitaminleri ile sodyum, magnezyum, potasyum, kalsiyum, demir ve fosfor minerallerini içerir. Pirincin besin değeri kabuğu alındığında azalır. Bu nedenle besin değerlerinikoruması ve daha yararlı olması için kepekli pirinç tercih edilmelidir. Pirincin Faydaları: Vücut gelişimini destekler. Vücuda enerji verir ve<a href="http://www.hadisor.com/bitkisel-tedaviler/pirincin-insan-vucuduna-etkileri.html">&#160;&#160;[ Devamı ... ]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Pirinç ve Pirincin Faydaları</h1>
<div>
<div>
<p style="text-align: justify;"><strong>Pirinç:</strong> Nişasta açısından zengin bir besin olan pirinç, içerdiği kalori ile miktarı ile çok iyi bir enerji kaynağıdır. 100 gr. kuru pirinç yaklaşık 360 kalori içerir. Ayrıca, B1, B2, C ve E vitaminleri ile sodyum, magnezyum, potasyum, kalsiyum, demir ve fosfor minerallerini içerir. Pirincin besin değeri kabuğu alındığında azalır. Bu nedenle besin değerlerinikoruması ve daha yararlı olması için kepekli pirinç tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Pirincin Faydaları:</strong> Vücut gelişimini destekler. Vücuda enerji verir ve vücudu kuvvetlendirir. Doyurucudur. Zihni açar. Yüksek tansiyonu düşürür. Hazmı kolaylaştırır. Vücuttaki fazla suyu çekerek vücudun toksit maddeleri uzaklaştırmasına yardımcı olur ve ishali de keser. İçeriğinde bulunan kanser önleyici maddeler sayesinde başta bağırsak kanseri olmak üzere kansere koruyucudur. Kandaki kolesterol oranını azaltıcı etkisi ile kalp ve damar hastalıklarına karşı da koruyucudur. Ayrıca, böbreklere faydalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Pirinç Nasıl Kullanılır?</strong> Pirinç, başta pilav olmak üzere dolma gibi yemeklerin yapımında kullanılır. Süt ile pirişilip yenirse cinsel gücü arttırır. Pirinç unu yaraları kurutmak için kullanılır. Pirinç kaynatılıp suyu cilde sürülür ve kuruyuna kadar bekledikten sonra gül suyu ile cilt temizlenirse cilde beyazlık ve canlılık verir.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hadisor.com/bitkisel-tedaviler/pirincin-insan-vucuduna-etkileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

